En Güzel Sevgi Sözleri

SensizLik, ateşi yükseLen geceLerin cehenneminde aLev kusturuyor sözLerime iyi ki diyorum içmek gißi ßir kurtuLuş var önümde iki satırdan iLeri gitmeyen ßu ömürde .

ÖLüm Su değİL ki içipde öLesin İnsanLar mert deqiLki inanıpta güvenebiLesin Adam Gibi birii yoK ki ALLah ına KaDar sevesin

Bazen öyle konuşacaksın ki karşındaki cevap veremeyecek.
Bazen de öyle bir susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek.

Kimi bakar elbisenin rengine, kimi bakar yüzüne ve gözüne, kimi de bakar cebindekine.Gerçek seven ise bakar sadece yüreğine

Kimse elindekinin değerini bilmez sαhip olduğu sürece; αmα bir gün onu kaybettiğinde geç kalınmış tek bir söz: ‘Keşke’..

Belki o herşeye değecek kadar değerli senin için; ama unutma ki, sen de onun için kendini yıpratacak kadar değersiz değilsin.

- Ne kadar güzel Olursa Olsun Gözlerin, Ne kadar Çekici Olsada Sözlerin, Ben Senin Kalbini Sevdim Ey Sevdiğim.. !!

YoLuma Çok a$k Çıkar ßenim Daha ! ßen akLıma Koyduktan Sonra ! Sen Kendi Derdine Yan ! Acaßa ßuLurmusun ßir ßen Daha . . . !

- Aşk’ın ‘kürtajı’ yoktur sevgili.. Bakamayacağın ‘aşka’ GEBE kalmıyacaksın!.. ”

Ağaçtan düşen yaprak nasıl ‘kurumaya’ mahkumsa; Gönülden düşen insan da ‘unutulmaya’ mahkumdur..

Aramızdaki mesafeler ne kadar uzak olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın.

Arıyorum sevgilim işte budur günahım bir tek sana güveniyorum affet beni sevgilim.

Aşk dediğin nedir ki,gelip geçici bir toz pembe Mutluluksan başka, mutluluk dediğin nedir ki gercek gibi ama göstermelik,ölüm dediğin nedir ki anı ve daimi bir ay gibi.

Aşkım için ölürüm ama gururum için aşkımdan bile vazgeçerim….

Aşkım var dağlar bilemez, Sevgim var kimsenin aklı alamaz, Birde sen varsın ya bir tanem, Dünyada kimse böyle sevilemez…

AŞKIN KALBİNDEYSE MUTLULUĞUN ELİNDEYSE İSTEDİĞİN İKİ KELİMEYSE SENİ SEVİYORUM.

Az önce buradan bir rüzgar geçti.Nereye dedim? özlenen ve beklenen her yere dedi.Aklıma sen geldin.Sana bir tutam sevgi gönderdim dışarıya çık birazdan gelecek.

Babama sordum senin gözünde değerim ne kadar diye dünyalar kadar dedi dünyanın değeri ne kadar diye sordum beş para etmez dedi kamyoncu edebiyatı.

Balıkların sevgisini bilir misin? Birbirlerine dokunamazlar ama Sevgiyi hep Yüreklerinde Hissederler. Bende şimdi sana dokunamıyorum ama hep YüREGİMDESİN…

BAŞKASINA KENDİNDEN FAZLA DEĞER VERME,YA ONU KAYBEDERSİN YADA KENDİNİ MAHVEDERSİN

Bataryası zayıf rüyalarımda , kapsama alanı dışında kalan sevgilime,, şebeke hatası nedeniyle ulaşamadım,, şimdi yüreğimde ful çeken hattımla seninleyim…

Bazen her şeyin özelliğini yitirdiğini düşündüğüm anlarda gözlerin geliyor gözlerimin önüne ve o zaman kendime diyorum ki daha yaşamak için çok sebebim var aşkım

Bazı insanlar güle doğru koşarken ayakları altında ezdikleri kır çiçeklerini görmezler bile.

Bazı Sevgiler vardır ki İnsani pişman eder.çok doğru,Yinede sevmeye devam edin.Belki bir gün pişman olacağınızı bilerek sevin.

Ben bu hayatta pek çok yanlış yaptım ,ama acısını ben çektim Tek bir doğru iş yaptım oda sana kalbimle güvenmekti, Umarım laiksin sen buna canımın içi…

Ben her zaman nerede olursam olayım, Ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin, Seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam, Ama şunu iyi bil ki SENİ SEVİYORUM…

Ben sana mecburum bilemezsin, adini mıh gibi tutuyorum aklımda İçimi seninle işitiyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

BEN SENİ ASIL İNSANLARIN BASİT DUYGULARIYLA DİĞİL,BASİT İNSANLARIN ASIL DUYGULARIYLA SEVDİM…

Ben seni bir doğrudan geçen noktalar kadar çok sevdim ama sen bunun sadece iki nokta arasında kalan bir doğru parçası kadarını anladın.

Kaynak: sevgi sözleri

Cilt Sarkmasını önlemek için doğal maske

Yaş ilerledikçe özellikle kadınların korkulu rüyası olan cilt sarkmalarını geciktirmek sizin elinizde olabilir. Ciltte sarkmayı önlemek için herkesin evinde bulunan günlük malzemelerden bir maske hazırlayalım.

-1 tatlı kaşığı süt
-1 tatlı kaşığı limon suyu
-1 yumurta sarısı
-1 tatlı kaşığı bal
-çok az tuz

Malzemelerimiz gördüğünüz gibi herkesin evinde kolayca bulunabilecek cinsten. Şimdi bütün malzemelerimizi karıştırın ve temizlediğiniz yüzünüze göz altlarını boş bırakacak şekilde sürün. 10 dakika bekledikten sonra ikinci katı sürün. Yine 10 dakika bekleyin ve 3. katı sürün.
3 kat halinde sürülen bu maskemizi yüzünüzde yarım saat bekletin. Yarım saatin sonunda yüzünüzü ılık suyla yıkayın ve kurulayın.

Çilek Genç Odası İle Büyüleyici Odalar

Bildiğiniz üzere, özellikle genç odası dediğimiz zaman akla hemen Çilek Mobilya geliyor. Diğer firmalara nazaran bu alana daha fazla yatırım yapan ve önem veren firma, ortaya çıkardıkları başarılı kreasyonlarla da adından sıkça söz ettirmeyi başarıyor. Bunun yanı sıra, bir de yoğun reklam politikaları uygulayınca, genç odası dediğimiz zaman aklımıza hemen Çilek markasının gelmesi gayet normal. cilek-genc-odalari Hem kız ve hem de erkek çocuklarımız için Çilek genç odası takımları arasında birçok farklı model yer alıyor. Erkek çocuklarımız için özellikle öne çıkan tasarım genelde süper kahramanlardan oluşuyor. Kızlarımız için de daha çok prenses konsepti hakim durumda. Tabi, sadece bunlar değil, özellikle ergen yaşlarının sonunda olan gençler için daha oturaklı modeller de bulmak mümkün. Çilek genç odası, ürün yelpazesi bakımından gerçekten de rakiplerini gözle görülür bir şekilde üstünlük kuruyor ama sadece bu kadarla da kalmıyor. Aynı zamanda, genç odalarına kazandıkları işlevsel özellikler de oldukça önemli. Çocuklarımızın kitaplarını ve elbiselerini düzenli bir şekilde koyabilecekleri dolaplar ve bilgisayar masaları gibi tüm envanter gençlerimiz düşünülerek oluşturulmuş. Tüm bu özellikleriyle birlikte, Çilek genç odası, rakiplerinin oldukça önünde. Eğer yakın bir zamanda çocuğunuza onun beğeneceği bir genç odası hediye etmek istiyorsanız, Çilek’e bakmadan karar vermeyin derim.

Kaynak: http://mobilyaland.net/genc-odasi/2014-cilek-genc-odasi-takimlari-ve-fiyatlari

Yüz yogası nasıl yapılır

yuz-yogasi

Yüz Yogası Nedir? Yoga, bilindiği gibi sakinlik sağlayan ve vücudun rahatlayabileceği hareketler eşliğinde uygulanan bir yöntemdir. Yüz yogası, çeşitli alın masajları ve yüzün belli noktalarında kan dolaşımını arttırıcı hareketler eşliğinde gerçekleştirilen bir rahatlama ve gençleşme yöntemi olarak bilimektedir.

Peki Yüz Yogası Nasıl Yapılır?

Yüz Yogası : Yüz yogası yaparken tamamen cildi harekete geçirmeye yönelik hareketler uygulanır. Alın bölgesinden başlayarak aşağı doğru inen bir yol izlenir. Genel olarak masaj vaari hareketler ile gerçekleştirilir. Alın bölgesinden ince ince ovarak yogaya başlıyorsunuz. Dağa sonra şakaklar, kaş kısımları ve dudaklar ile alakalı da çok çeşitli hareketler mevcuttur.

Yanaklar için Yüz yogası;Eller yüzden yukarıya doğru hareket ettirilmek sureti ile; kaldırılır. Bir masaj gibi düşünürsek; elleri her iki yanağa koyarak; yukarı doğru kaldırma hareketini uygulayabilirsiniz. Ellerinize sürdüğünüz nemlendirici bir krem yardımı ile; yüzünüze yukarı doğru masaj yapmalısınız.

Alın yogası ; Alın kırışıklıkları için yapılan masaj daha farklıdır. Her iki elin orta parmağını kullanarak; alnınıza yukarı doğru masaj yapmalısınız. Kırışıklığın neden olduğu; kötü görüntü zaman içinde kaybolmaya başlar. Sinir sisteminin de bir şekilde uyarılması gerekir.

Göz çevresi için yoga hareketi yaparken; her iki elin işaret ve başparmağı ile; gözlerinizi mümkün olduğunca açmaya çalışın. Bu hareketi yaparken 5 saniye bekleyin ve bırakın. Bu şekilde üç tur devam edin. Bu hareket ile birlikte çizgiler açılır. Bu hareketi yaparken; direk karşıya bakmalısınız.

Dudak Yogası; Dudakların kalınlaşması için kalem hareketini yapabilirsiniz. Dudağınızın arasına bir kalem alarak, çevirmeye çalışmalısınız. Bu hareket ile, dudaklarınız zaman içinde kalınlaşacaktır.

Yanak sarkması için en yaygın yoga hareketi; balon şişirmektir. Nefesinizi alıp; balon şişirerek yanak kaslarınızı çalıştırabilirsiniz. Yanaklardaki sarkmaya çok iyi gelen bu hareket ile birlikte; yüzünüzde bir toparlama görebilirsiniz. Balon hareketini uygularken ilk zamanlar zorlanabilirsiniz. Bunun için ilk günlerde daha az şişirebilirsiniz. Zaman içinde şişirmenin miktarını biraz daha artırabilirsiniz. Balon hareketi uzun zaman içinde; çok iyi bir harekettir.

Yüz yogası hareketlerini her gün kendinizi zorlamadan uygulayabilirsiniz.

Ne Demişler Eden Kendine Eder

Ne Demişler Eden Kendine Eder

Ne Demişler Eden Kendine Eder

Yıllarca eşinizle birlikte fedakarca çalışıyorsunuz, gençliğinizi birlikte geçirip boyunuzca evlatlar yetiştiriyorsunuz, tam huzura yaklaştığınız bir çağda bakıyorsunuz ki, eşiniz genç bir hanıma takılıyor, sizi gözü görmüyor! Acaba beyefendiler hanımlara bu acıyı yaşatma hakkını nereden alıyorlar? Yoksa onların çaresizliğinden mi yararlanıyorlar?

Ne demişler, eden kendine eder. Herkes kaderini yaşar, ağzımızla kuş tutsak bazı şeylere engel olamayız. Yine de başımıza gelenlerde kendi hissemizi düşünmemiz lazım. Size ısrarla tavsiyem; önce kendinize bir de erkek gözüyle bakın.

Diyelim gençsiniz, kocanıza karşı bu gençliğin hakkını ne ölçüde verebiliyorsunuz? Cazibeniz, zarafetiniz , kocanızın gözünü ne ölçüde doldurabiliyor? Diyelim artık genç de değilsiniz, nasıl bir hayat arkadaşı profili çiziyorsunuz?

Eğer kaba-saba, empati`den yoksun, sallapati ve bir yaşama kültüründen uzaksanız, kısaca hala hamsanız kimi suçlayabilirsiniz? Şunu bir düşünün:
Gençliğin o hiç bitmeyecek sanılan ateşi söndükten sonra geriye neyiniz kalıyor? Kötü bir kocaya sabretmek kadar, bitmez tükenmez hırsları olan, ham ve vasıfsız bir kadınla ömür sürdürmek de zordur.
Bir de tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.

Erkeklerin fıtratlarındaki farklılığı asla aklınızdan çıkarmayın ve hemcinslerinize sonsuz güvenmeyin! Öksüz bir kızcağıza acıyıp şirketinizde iş verirsiniz, şeytan boş durmaz, zararı size olur. İslami kurallardan, o kurallarla örülü hayat tarzından uzaklaştıkça bu tür musibetler bizi bırakmaz. Siz buna dikkat ediyor, eşiniz etmiyorsa, bu da sizin imtihanınızdır, sabreden daima sonunda kazançlı çıkar.
Okuyacağınız şu satırları iyi düşünmelisiniz:

“Evliliğimizin çok fırtınalı dönemleri oldu. Kimi zaman anlaşarak, kimi zaman öfkeyle boşanmaya karar verdik, çocuklarımızı da buna hazırlamaya çalıştık, fakat nedense boşanamadık. Kavga-gürültü arasında 4-5 çocuk büyüttük. İyi bir dönemimizde, bir gün en küçük oğlum babasına ve bana samimiyetle şu soruyu sordu: Biz cennette de böyle bir aile olabilecek miyiz? Eşim ve ben şaşkın ve mahcup bir vaziyette birbirimize bakakaldık. Demek ki tüm fırtınalara rağmen bir çocuk için yuva kavramı bu kadar önemliydi. İyi ki ayrılmamışız!. ”

Çocuğun ‘Allah nerde?’ Sorusunun Cevabı

Çocuğun 'Allah nerde' Sorusunun Cevabı

Çocuğun ‘Allah nerde’ Sorusunun Cevabı

Pedagog Adem Güneş, okul öncesi dönemde ‘Allah nerede, neden göremiyoruz?’ gibi sorular soran çocukların aslında zihninde bu inancı somutlaştırmaya çalıştığını belirtiyor.

Küçük çocuklarla konuşurken basit ifadeler kullanmaya çalışan bazı ebeveynlerin ‘Allah baba şöyledir, Allah dede böyle yapar’ şeklindeki sözleri, çocuklarda zihin karışıklığına yol açıyor. İleri yaşlarında imani meseleleri hakkıyla algılamalarını zorlaştırıyor. Bu tarz konuşma, çocuklarda itikadi sorunlara da yol açıyor.

Çocuklar yedi yaşından önce somut olmayan, göremedikleri, duyamadıkları, dokunamadıkları kavramları anlamakta zorlanır. Özellikle din ile ilgili imani mevzularda, Allah, melekler, ölüm, cennet, cehennem, peygamberler gibi konuları idrak edemezler. Ancak 3-4 yaşlarından itibaren ebeveyninin ve çevrenin tesiriyle bu kavramları duymaya başlarlar.

Çocukların her şeyi merak ettiği ve sorular sorduğu okul öncesi dönem, aynı zamanda her şeyi bilinçaltına kaydettikleri bir devredir. Bu yaşlarda verilen her yanlış bilgi, kullanılan her sakıncalı söz, çocuğun zihnine silinmemek üzere yerleşir. Küçük çocuklarla konuşurken basit ifadeler kullanmaya çalışan bazı ebeveynlerin ‘Allah baba şöyledir, Allah dede böyle yapar’ şeklindeki sözleri de çocuklarda zihin karışıklığına yol açar. İleriki yaşlarında imani meseleleri hakkıyla algılamalarını zorlaştırır.

Allah’ı bir baba gibi büyük, saygı duyulması ve korkulması gereken somut bir figür olarak anlatmak ebeveynin işini kolaylaştırsa da, sonraki yaşlarda dini mevzuların hakikatini anlatırken çocuğun üzerindeki inandırıcılığını, itibarını zedelemiş olur.
Okul öncesi dönemde çocuğa algılayabileceğinin ötesinde bir Allah tanımı yapmamak, Allah’ı bir şekil içine sokmamak gerektiğini ifade eden pedagog Adem Güneş, bunun iki ayrı soruna sebep olacağını söylüyor.

Birincisi, çocuk 8-9 yaşlarında yani soyut kavramları algılamaya başladıktan sonra kendisine ‘baba-dede’ diye anlatılan Allah anlayışı ile hakikatin farklı olduğunu görecek. Bunun üzerine ailesinin gözündeki itibarı zedelenecek ve diğer sözlerine inanması da zorlaşacaktır. İkinci sorun ise ailesinden doğru bilgi almayan çocuk büyüdükçe çevresinden, kitaplardan veya arkadaşlarından duyduğu farklı Allah tarifleri içinde bocalayabilir. Ayrıca ‘Allah baba’ tabirinin Hıristiyanlıktaki ‘baba-oğul-kutsal ruh’ (teslis) inancını çağrıştırdığına dikkat çeken Güneş şunları söylüyor: “Hıristiyanlar somutlaştırma çabası ile her şeyi resmettiler.

Bugün kendi çocuklarımıza bile melek resmi çizmesini söylesek, kanatlı, uçan bir kız resmi çizer. Ayrıca birçok çizgi filmde karşılarına çıkan ‘Noel Baba’ figürü de ‘Allah baba’ söylemiyle benzeşiyor. Farkında olmadan Hıristiyanlığa ait kavramları çocuğumuzun zihnine sokmuş oluyoruz. Allah’ı ‘baba-dede’ diyerek şekillendirmeye çalışan tarifler çocuğu o tarafa yönlendirmeye de sebep olabilir. Çocuklarımız zaten çizgi filmlerle Batı kültürünün istilası altında olduğu için bu anlayış bilinçaltına normalleşerek yerleşir. Bir de biz bunu beslemeyelim. Çocuklarımızın imanını zedelemeyelim.”

Pedagog Adem Güneş, okul öncesi dönemde ‘Allah nerede, neden göremiyoruz?’ gibi sorular soran çocukların aslında zihninde bu inancı somutlaştırmaya çalıştığını belirtiyor. Çocuğun anlamayacağı cevapların zihnini daha çok karıştırdığını ifade eden Güneş, “Aileler, çocukları kendi gibi düşünüp uzun uzun izah etmeye çalışıyor, oysa 7 yaşına kadar soruların biraz geçiştirilmesi ve samimi olarak ‘bilemiyorum’ denmesi gerek. Bu cevap bilerek verdiği cevapların güvenilirliğini de artırır.” diyor.

İlahiyatçı-yazar Musa Kazım Gülçür de, çocukların Allah’ın varlığı ile ilgili sorularına tabiattan somut örneklerle, benzetmelerle cevap verilebileceğini ifade ediyor. Gülçür şunları öneriyor: “Cenab-ı Hakkı güzel isimleri, yüksek sıfatları üzerinden anlatmak sağlıklı bir yol olur. Çocukların dikkatini Cenab-ı Hakkın yarattığı görünen alemlere çekebiliriz. Bitkiler veya başka canlılar olabilir. Bir çiçeğin güzel desenlerini mutlaka bir yapanın, renklendirenin, tasarlayanın olduğu anlatılabilir. Bu metottan hareketle Cenab-ı Hakkın eşsizliği, varlığı, birliği rahatlıkla aktarılabilir.

Böylece, çocuğun düşüncelerinin somuttan soyuta doğru gelişmesine yardım edilebilir. En küçük canlıda bile merhamet şefkat vardır, diye mukayeseye imkan vererek örnekler anlatılabilir. Bütün varlık aslında insanı Allah’a ulaştıran bir yoldur. Ayrıca insanların her şeyi bilemeyeceği, görmeyeceği de çocuklara açıkça söylenmelidir. Büyük alimler bile gayba ait konularda ‘İman ediyoruz ama nasıllığını, niceliğini bilemiyoruz.’ demişlerdir.” Gülçür, ‘Allah baba’ gibi sözler kullanmanın, çocuklarda ve gençlerde itikat açısından sorunlar oluşturacağını da vurguluyor.

Hüzün Olgunlaştırır & Kaybetmek Sabrı Öğretir

Hüzün Olgunlaştırır & Kaybetmek Sabrı Öğretir

Hüzün Olgunlaştırır & Kaybetmek Sabrı Öğretir

Üzülme.! Dert etme can.!
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan
Nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan
Ne mutlu sana
Elinde olmayanları söyleme bana
Elinde olanlardan bahset can.!
Üzülme.! Geceler hep kimsesiz`mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek`mi?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış
Bil`ki! Güzellikler`de var bu hayatta
Gel Gitlerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
Hüzün olgunlaştırır? Kaybetmek sabrı öğretir.?

“Dön” mü Yoksa “Hoşça kal” mı Demeliyim

"Dön" mü Yoksa "Hoşça kal" mı Demeliyim

“Dön” mü Yoksa “Hoşça kal” mı Demeliyim

İyi değilim aşkım
Daha bencil oldu duygularım
Daha çok ben demeyi
Daha çok sabretmeyi öğrendim
Sayısız yalanlarla “çok özledim
Seni demeyecek kadar
Yokluğunla aramda inanılmaz
Bir dostluk başladı
Kimseyi almıyoruz aramıza
Bak benden başka
Sen senden başka`da
Düşüncem yok satırlarımda
İyi değilim aşkım
Hiç iyi değilim
Bu saatten sonra sana
“Dön” mü yoksa “hoşça kal” mı demeliyim.?

Yumurta Aki Yaniklara Iyi Geliyor

Yumurta Aki Yaniklara Iyi Geliyor

Yumurta Aki Yaniklara Iyi Geliyor

Annemin tost makinasin`da ciddi sekilde yanan parmaginda deneyip de, kesinlikle iyi geliyor dedigi formül: Yumurta aki.!

Bir yumurtanin akini ufak bir kaba koyun. Yanik yere gidip gelip sürün. Yaranin üzerinde kurumasini saglamaya çalisin. Acisini, kizarikligini aliyor. Yarayi önce soguk su ile yikamayi ihmal etmeyin.

Tarçınlı Sıcak Çikolata Tarifi

Tarçınlı Sıcak Çikolata Tarifi

Tarçınlı Sıcak Çikolata Tarifi

Malzemeler: (2 kişilik)
1 su bardağı süt
1 büyükçe kabuk tarçın
2 çay kaşığı kakao
2 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı bal
1 çay kaşığı (20 gram) ince doğranmış bitter çikolata
1 çay kaşığı vanilya

Tarifi
Küçük bir tencerede, sütü ısıtın. İçine tarçın çubuğunu, kakaoyu ve toz tarçını ekleyin. Sürekli karıştırın. Kaynama noktasına gelince ateşi birden en alt seviyeye getirin. 3 dakika daha bu şekilde karıştırmaya devam edin. Ardından bitter çikolatayı, balı ve vanilyayı da ekleyip, karıştırmaya devam edin. Tüm malzemeler pürüzsüz şekilde karışınca, servis için kupalara boşaltabilirsiniz.

Not: Soğuk kış günleri için tarçın severlere müthiş bir seçenek.

Afiyet Olsun.

Bağdat’tan Ankara’ya Uyarı!

Bağdat'tan Ankara'ya Uyarı!

Bağdat’tan Ankara’ya Uyarı!

Irak, sert çıktı ve uyardı.!

Irak , Kuzey Irak’la boru hattı imzalaması konusunda Türkiye’yi uyardı.

Irak Başbakanı Maliki’nin sözcüsü Musavi, “Kuzey Irak’la boru hattı anlaşması imzalanmasına karşı olduğumuzu Türkiyen`in Bağdat büyük elçisine bildirdik. Böyle bir anlaşma olursa Bağdat-Ankara ilişkileri ciddi şekilde hasar görür” dedi.

AFP, bu sözlerin, şu anda Ankara’da bulunan Neçirvan Barzani’nin “gelecek ay boru hattının açılabileceği” yönündeki sözlerinden hemen sonra gelmesine dikkat çekti.

Kar Yurda Giriş Yaptı!

Kar Yurda Giriş Yaptı!

Kar Yurda Giriş Yaptı!

Türkiye’nin batısı da yılın ilk karıyla tanıştı. Kar yağışı dün geceden itibaren etkili olmaya başladı.

Balkanlar’ı etkisi altına alan soğuk hava ve kar yağışı Kırklareli’de etkili oluyor.
Bulgaristan’a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısın`da dün gece kar yağışı başladı.
Yağış zaman zaman tipi şeklinde şiddetini arttırırken, Dereköy Sınır Kapısı’na ulaşımda herhangi bir aksaklık yaşanmıyor.
Karayolları 15. Şube Şefliği ekipleri de Dereköy Sınır Kapısı yolunda kontrollerini sürdürüyor.
Meteoroloji yetkililerinden edinilen bilgiye göre, hava sıcaklığının 3 derece olduğu Kırklareli’de gece boyu sağanak bekleniyor. Hava sıcaklığının 30 Kasım Cumartesi günü sıfır derecenin altına düşmesi bekleniyor.

SOĞUKLAR ETKİSİNİ ARTIRIYOR

Trakya’da başlayan soğuma, Marmara’nın tamamı ve Batı Karadeniz’i de etkisi altına alarak. Soğuk hava iç ve doğu bölgelere doğru ilerleyecek ve yarın kuzey ile doğu bölgelerdeki etkisini daha da artıracak.

Bugün İstanbul’da hava soğuyacak, sağanaklar akşam zayıflayacak, sıcaklık gündüz 9, gece 5 derece. Ankara’da hava bulutlu, yağış kısa süreli, sıcaklık gündüz 9, gece 3 derece. İzmir’de hava güneşli, rüzgar soğuk esiyor, gece sıcaklık 7 derece.

Suat Suna Biyografisi

Suat Suna Biyografisi

Suat Suna Biyografisi

Doğum Tarihi: 26.05.1975
Doğum Yeri: İstanbul
Mesleği: Şarkıcı & Bestekar

Suat Suna, Okuluyla eş zamanlı olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Keman Bölümü’nden 1992 yılında mezun olan sanatçı Saint Benoit Fransız Lisesi’ni 1994 yılında bitirdi. Daha sonra Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans öğrenimini tamamladı.

Babası keman üstadı Mehmet Sait Suna, annesi avukat Tomris Suna ve kardeşi de klarinet sanatçısı Selçuk Suna’dır. Sanatçı 4 Yaşında Keman öğrenmeye başlar. Okuluyla eş zamanlı olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Keman Bölümü’nden 1992 yılında mezun olan sanatçı Saint Benoit Fransız Lisesi’ni 1994 yılında bitirir. 1994 yılında kazandığı İstanbul Üniversitesi fransız Filoloji’sine, küçük yaştaki ağır çalışma temposu yüzünden 3. sınıftan sonra devam edemez. Daha sonra 1998 yılında tekrar üniversite sınavına girip kazandığı Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden, 2002 yılında mezun olur.
Profesyonel müzik yaşamına daha lise yıllarında başlayan Suat Suna, Milliyet Gazetesi’nin Liselerarası müzik yarışmalarında çok sayıda birincilikler alır. 1992 yılında Beyaz Güvercin Şarkı Yarışması’nda 2.’lik ödülü, 1993 yılında Pop Show yarışmasında 1., 2. ve 4.’lük ödüllerini alır.

Bu Yarışmaların ardından birçok müzik firmasından teklif alan Suat Suna’ nın güzel şarkıları, insanları adeta büyüler. Sanatçı, ilk albümü olan’ Ansızın Çektin Gittin ‘ i Ali Kocatepe’nin prodüktörlüğünde, Bir Numara Müzik ve Raks Müzik ortaklığında 1993 yılında piyasaya sürer. Büyük bir başarı yakalayan ve 1 milyona yakın tiraj elde eden bu albüm, sanatçının ilerleyen zamanlarda, ülkenin en değerli bestecilerinden biri olarak kabul edileceğinin de bir göstergesi olur.
Daha sonra sırasıyla Sözüne Kanmam, Hasret Feneleri, Rüyam ve Sen, Yapamam Sensiz, Yolun Açık Olsun, Sana Haksızlık Ettim, Su Damlası, Leyla, ON ve Aşkın Adı albümlerini piyasaya süren sanatçı, Türkiye’nin dört bir yanında, konserlerinde de sevenleriyle buluşur.
Sanatçı, Ağustos 2007′de başladığı vatani görevini,Ocak 2008′ de bitirir.
Suat Suna birçok ünlünün albümüne de gerek eserleri,gerek aranjörlüğü, gerekse de enstrümanıyla katkıda bulunmuştur…Bunlar arasında; Kayahan, Işın Karaca, Aşkın Nur Yengi, Fatih Erkoç, Hülya Avşar, Asya, Yıldız Tilbe, Nalan da sayılabilir. Sanatçı’nın söz ve müziği kendisine ait 150′ yi aşkın eseri vardır; ve müzik çalışmalarına, günümüzde de ara vermeksizin devam etmektedir.

Suat Suna

Albümleri
1993: Ansızın Çektin Gittin
1994: Sözüne Kanmam
1995: Hasret Fenerleri
1996: Rüyam ve Sen
1998: Yapamam Sensiz
1999: Yolun Açık Olsun
2000: Sana Haksızlık Ettim
2002: Su Damlası
2004: Leyla
2006: ON
2009: Aşkın Adı
2013: Senden Başka

Banu Zorlu Biyografisi

Banu Zorlu Biyografisi

Banu Zorlu Biyografisi

Doğum Tarihi: 02.12.1980
Doğum Yeri: İzmir
Mesleği: Sanatcı

Banu Zorlu, sanatçı bir ailenin kızı olarak doğdu. Babası film yönetmeni, annesi senaryo yazarı olan sanatçı baba ve ailesinin iyi dolayısıyla doğar doğmaz İsviçre Zürih şehrine yerleştiler.Burada 3 yıl kaldıktan sonra Almanya ya Duseldorf şehrine gittiler, burada da ilkokula kadar kaldılar.İlk öğrenimini İzmir İtalyan İlköğretim Okulu’nda tamamladıktan sonra, orta öğrenimini Fransız Lisesi’nde sürdürdü. Zorlu, ilkokuldan sonra girdiği konservatuar sınavında yarı zamanlı olarak piyano bölümünü kazandı.
Lisede konservatuarın şan bölümü sınavlarına giren sanatçı, opera bölümüne girdi. Liseden mezun olan Banu Zorlu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan ve Opera bölümüne (Sahne Sanatları) girdi. Burada piyano, solfej, ritim, mimik rol, opera ve sahne dersi aldı. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera bölümünü kazandı. Burada da İtalyanca, Almanca, İngilizce, tiyatro, ülkeler danı, şan, ritmik, modern dans, korrepetisyon, ensemble , sahne, diksiyon, yabancı dillerde diksiyon, opera tarihi, ritim, piyano gibi dersler aldı. Lisede TRT Radyo Evinin açtığı sınavı kazanan Zorlu, solist olarak yabancı dillerde şarkı söyledi. Sanatçı, sahnede yedi dilde şarkı söyleyebilen ender solistlerden biridir.

Popüler anlamda ilk albümü “Boom Boom”u 2004′de Dubai’de piyasaya çıkaran Banu Zorlu, 500 binlik satış rakamına ulaştı. Daha sonra Türkiye’de müzik çalışmalarına devam eden Zorlu, 2006′da “Aşk” ve 2008′de “Gönül Çiçekleri” albümleriyle sevenleriyle buluştu. “Gönül Çiçekleri” albümü, başta “Altın Kelebek” olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında birçok ödüle layık görüldü. Yeni albümü “Ansızın” sanatçının kariyerindeki dördüncü albüm çalışması.
Oyunculuğuyla da adından övgüyle söz ettiren Banu Zorlu, birçok dizi ve filmde başrol oynadı. Zorlu, şimdiye kadar 10 sinema filmi ve dört dizide kamera karşısına geçti

Banu Zorlu Resimleri

Banu Zorlu1Banu Zorlu2

Banu Zorlu3Banu Zorlu4

Banu Zorlu5Banu Zorlu6

Banu Zorlu7Banu Zorlu8

Bacaklar Neden Karıncalanır

Bacaklar Neden Karıncalanır

Bacaklar Neden Karıncalanır

Vücudumuzun herhangi bir tarafıyla uzun süre özellikle zor bir pozisyonda kaldığımızda hafif hafif ama art arda iğneler batırılıyormuş gibi bir his duyarız. Bu duruma “karıncalanma” denir. Genelde bu durum kollarda ve bacaklarda olur.
Uzun süre kötü bir pozisyonda oturmak ya da yüz üstü uyurken sağ veya sol kolumuzu vücudumuzun altına almak, damarların sıkışmasına ve kanın iyi dolaşmamasına yol açar. Uyuşukluğu hissettiğimizde daha rahat bir pozisyona geliriz ve bu esnada kan dolaşımı eski haline geldiğinde, yani kan akışı eski hızına kavuştuğunda, sanki bir sürü karınca uyuşukluğun olduğu bölgede dolaşıyormuş gibi rahatsız edici küçük kaşıntılar oluşur. Vücudun uç bölgelerinde kan dolaşımı dengelenene kadar karıncalanma devam eder.
Eğer karıncalanma hareketsizliğe bağlı kalmayıp, çok zaman devam ediyorsa bazı hastalıkların habercisi olabileceğinden mutlaka bir doktora gözükmemiz gerekir.