Ebru Polat Hayatı
Ebru Polat, 1 Haziran 1983 tarihinde, İzmir’de dünyaya geldi. Doğum adı Filiz Sarıkaya’ydı. Son derece hiperaktif bir çocuk olan Polat, genç yaşlarda bale eğitimi aldı. Müzikle ilkokul korosunda tanışan genç sanatçı, eğitim hayatınının doğrultusunu müzikten farklı bir alana çevirerek hukuk okumaya karar verdi..
Doğu Akdeniz Üniversitesii Hukuk Fakültesi’nde eğitimini başarıyla tamamlayan Polat, bir süre avukat olarak görev yaptı. Eğitim kariyerine devam etmek için psikoloji bölümünde master yapacağı sırada hayatını tamamen değiştirecek bir karar alarak okulunu ve işini ardında bırakarak yönünü müziğe çevirdi.
Kariyerini müzik üzerine kurmaya karar verdikten sonra Londra’ya giden Polat, bu şehirde bulunan sanat akademisi Royal Akademi’de müzik eğitimi aldı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk albümü olan Çetin Ceviz’i piyasaya çıkartan Polat, albümüyle beraber müziği kadar güzel fiziği ile de dikkatleri üzerine topladı..
Çetin Ceviz adlı çalışmasından sonra Çok Geç albümü ile sevenleri ile buluşan Polat, son olarak 2009 yılında Kalp Ayazı adlı albümünü çıkarttı. Albümlerinde Sezen Aksu bestelerini kullanmayı tercih eden Polat, sanatçının eski şarkılarına kattığı özgün yorumla dikkatleri çekti. Gene bir Sezen Aksu bestesi olan Seni Yerler’e çektiği klip çok beğenilen genç sanatçıya hayranları Seni Yerler Ebru lakabını taktı..
Orhan Gencebay Hayatı
Adı SoyAdı: Orhan Gencebay
Dogum Tarihi: 04.Ağustos.1944
Dogum Yeri: Samsun
Meslek: Müzisyen, Besteci
Müziğe 6 yaşında klasik batı müzikçi Emin Tarakçı Hoca’dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında bağlama ve Türk Halk Müziği dersleri almaya başladı. 10 yaşında ilk beste çalışması olan Kara Kaşlı Esmerdi Kim Bilir Kimi Sevdi isimli eseri yaptı.
13 yaşında Türk Sanat Müziği ve tambur eğitimi almaya başladı. Ortaokul ve lise yıllarında Samsun, Edirne ve İstanbul musiki cemiyetlerinde yaylı tambur, THM cemiyetlerinde ise bağlama çaldı. Samsun ve İstanbul’da halk evlerinin kuruculuğunu yaptı. Kendi açtığı müzik dershanelerinde öğretmenlik yaptı.
İlk profosyonel bestesi Ruhumda Titreyen Sonsuz Bir Alevsin’i 14 yaşında yaptı.
16 yaşından itibaren jazz ve rock müziği ile ilgilenmeye başladı, batı nefesli sazlardan oluşan orkestralarda tenor sax çalarak görev yaptı. Istanbul’a gelerek konservatur sınavlarına girdi ve kazandı. İcra heyetinde 4 yıl görev yaptıktan sonra konservatuardan ayrıldı. Vatani görevini bahriyeli olarak sürdürdüğü yıllarda bandoda saksafon çalmaya devam etti.
20 yaşında TRT Ankara, 22 yaşında TRT İstanbul Radyosu sınavlarına girdi. Ankara radyosundan İstanbul radyosuna geçerek 10 ay çalıştı, kendi isteği ile ayrıldı.
1966′da Türkiye çapında yapılan bağlama çalma yarışmasında Arif Sağ ve Çinuçen Tanrıkorur ile birlikte derece aldı.
Arif Sağ ile birlikte 1966-1968 arası dönemde Muzaffer Akgün, Yıldız Tecan, Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Sabahat Akkiraz, Nuri Sesigüzel gibi birçok sanatçıya bağlama çaldı. Bu dönem içinde Kızılırmak Karakoyun, Ana, Kuyu gibi Türk filmlerinin müzik direktörlüğünü yaptı. İstanbul’daki halk evlerinde Abdullah Nail Bayşu, İsmet Sıral, Burhan Tonguç, Erkin Koray, Ömer Faruk Tekbilek, Vedat Yıldırımbora, Özer Şenay, Neşet Ertaş gibi sanatçılarla sık sık bir araya gelip müzik yaparak gelecekte kendi ortaya koyacağı müziksel sentezin ilk meyvelerini verdi. Ağlıyorum Yana Yana, Gönül bağları, Yıldız Akşamdan Doğarsın, Neredesin Leylâ’m gibi türkü plakları çıkardı. Sevemedim Karagözlüm, Sabır Taşı, Koca Dünya gibi besteleri çeşitli sanatçılar tarafından okunmaya, sanat dünyasında adı besteci ve bağlama virtüözü olarak duyulmaya başlandı.
Türkü plâklarından sonra, 1968 yılında ilk serbest çalışmalar plâğı Sensiz Bahar Geçmiyor/Başa Gelen Çekilirmiş’i çıkardı.Bundan sonra Topkapı Plak ve İstanbul Plak’tan seri olarak plaklar çıkarmaya devam etti. 1969 yılında çıkardığı Bir Teselli Ver/Yorgun Gözler 45′liği ile Türkiye çapında ün yaptı. Bestekâr ve enstrümanist kimliğinin yanı sıra, yorumcu kimliği ile ön plana çıkmaya başladı. Ben Eski Halimle Daha Mesuttum, Hor Görme Garibi, Severek Ayrılalım, Ümit Şarkısı, Sevenler Mesut Olmaz gibi plaklara imza attı.
1972 yılında Yaşar Kekeva ile birlikte Kervan Plak şirketini kurdu, şirketin yöneticisi oldu. Kervan Plak, Türkiye’nin ilk yerli sermayeli plak şirketiydi. Bünyesine Erkin Koray, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Mustafa Sağyaşar, Ahmet Özhan, Kamuran Akkor, Semiha Yankı, Samime Sanay, Neşe Karaböcek, Bedia Akartürk, Nil Burak, Ziya Taşkent, Semiramis Pekkan, Ferdi Özbeğen gibi starları alan Kervan Plak ,dönemin plak piyasasının en güçlü şirketlerinden biri oldu.
Orhan Gencebay, bugüne kadar 36 sinema filminde başrol oynadı, 90′a yakın filmde müzik direktörlüğü yaptı.
1000′den fazla bestesi bulunan Orhan Gencebay, bunların 400′e yakınını kendisi seslendirdi.
Orhan Gencebay’ın yaptığı çalışmalara TRT denetleme kurulunca arabesk dendiyse de, Orhan Gencebay bu değerlendirmeyi “yanlıştır ve eksiktir” diyerek kabul etmedi.
Yasal olarak 60 milyon civarı plak ve kaset tirajı olan Orhan Gencebay’ın, korsan üretimlerin yasal üretimlerden 2 kat fazla olduğu düşünülürse, yasal olmayan üretimlerle birlikte 200 milyon civarı tirajı olduğu tahmin ediliyor.Bu da; dünyanın sayılı tiraj rakamlarındandır.
Beyaz Kelebekler grubunun da eski solisti olan ses sanatçısı Azize Gencebay’dan boşanan Orhan Gencebay’ın Sevim Emre ile 30 yılı aşkın bir süredir resmî birlikteliği devam etmektedir. Oğlu Altan Gencebay halen Kervan Plak prodüktörlüğünü yürütmektedir….
Serdar Ortaç Hayatı
16 Şubat 1970 tarihinde İstanbul’da doğdu.
Ilk öğretiminii Kocamustafapasa’da ve ortaokul öğretimini Suadiye Lisesi’nde tamamladı.
Haydarpaşa Meslek Lisesinde torna-tesviye bölümünde liseyi bitirdi.
Yüksek öğretimine Bilkent Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı.
Fakat tahsilini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı.
1993 senesinde istanbulda özel radyolarda program yapımcısı ve sunucu olarak çalıştı.
Programlarını dinleyen bir plak yapımcısı tarafından Raks müzik şirketi ile anlaşma yapması teklif edildi.
Böylelikle o gune kadar yazdıgı şarkılarını, kendi sesi ile seslendirme şansını yakaldı ve ilk albümünü yaptı.
1994 yılında ilk albümü “Aşk İçin-Karabiberim” ile muzik dunyasına merhaba dedi.
1996′da ikinci albümü olan Yaz yağmuru’nu yaptı.Bu albümün tamamını ispanyolca seslendirerek Meksikada bir albüm yaptı.Daha sonra Türkiye’de de bu albümü , ispanyolca bir single olarak hazırladı.
3. Albümü olan GECELERIN ADAMI, 1998 senesinde piyasaya çıktı.
4. Albüm calısması BILSEMKI 2000 senesinde çıktı.
5. Albümü OKYANUS oldu.2002 senesinde piyasaya çıktı.
6. Albüm BENİ UNUT/ÇAKRA 2004 senesinde satışa sunuldu.
Ödülleri :
1994 Kral tv Video Müzik Ödülleri – En iyi çıkış yapan sanatçı
1997 Milliyet Yılın En Sevilen Şarkısı – Padişah
1999 Hürriyet Altın Kelebek – Yılın en başarılı sanatçısı.
2000 Kral tv Video Müzik Ödülleri – Pop Müzik en iyi erkek sanatçı
2003 Radyo ve TV Oscarları – En iyi Show Programı : Serdar Ortaç’la Hep Beraber
Seda Sayan Hayatı
12 Nisan 2012 Biyografi
Seda Sayan
30.Aralık.1961
İstanbul
Pop Şarkıcısı, Dizi Oyuncusu
Seda Sayan, 30 Aralık 1961′de İstanbul’da doğdu. Gerçek adı Aysel Gürsaçer olan sanatçı, müzik dünyasındaki çıkışını 1980li yıllarda yaptı. “Ah Geceler”, “Bebeğim”, “Ben Sana Demedim mi”, “Sensizliğe Yanarım” ve “Var mısın” gibi parçalarla çıkış yaptı. Uzun bir süredir televiyonların sabah kuşağında kadın programı yapmakta olan sanatçı birçok dizide oyuncu olarak yer aldı. En son Tamer Karadağlı ile birlikte rol aldığı “Fedai” isimli dizinin başarısızlığının ardından müzik çalışmalarına devam etti. Bir dönem televizyonda yayınlanan bir yarışma programında İbrahim Tatlıses ve Muazzez Abacı ile jüri üyeliği yapmıştır.
1987 yılında Rıdvan Kılıç ile evlenen sanatçının bu evliliği 6 ay sürdü. 1990 yılında Sinan Engin ile olan evliliğinden tek oğlu Oğulcan’a sahip olan Seda Sayan, 6 yıl süren bu evliliğin bitmesinden sonra 1998 yılında Soner Yapcacık ile evlendi. Bu evliliği de son bulduktan sonra içinde Mahsun Kırmızıgül’ün de bulunduğu birçok kişi ile ilişkisi olan sanatçının gündemde en uzun kalan ilişkisi Nihat Doğan ile oldu. Nihat Doğan ile nişanını bozduktan kısa bir süre sonra 1 Şubat 2008′de kendinden 23 yaş küçük olan şarkıcı Onur Şan ile evlendi. Sanatçının nikahını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş kıydı.
Sanatçının kendi ağızından hayat hikayesi :
“Eyüp’te, 11 ailenin oturduğu, avlusu, tuvaleti ortak gecekondulardan birinde doğup büyüdüm ben. İlkokula giderken, önlük ve çanta parasını çok zor denkleştirmişti babam. Çünkü tembeldi, alkol düşkünüydü. İçer içer olay çıkarır, anneme saldırır, bizi döverdi. Yaşadığımız müthiş bir yoksulluktu. Bazı geceler yiyecek ekmek bulamazdık. Annemin, ‘Bakkala ekmek gelmemiş, uyuyun ekmek gelince ben sizi uyandırırım’ diyerek bizi kandırıp aç yatırdığı çok olurdu. Ama babamın içki parası her zaman bulunurdu. Öyle kavgacıydı ki, evdekileri dövdüğü yetmez gibi, kirasını ödemediği evsahipleri para konusunda ısrar edince onları da döverdi. Hayatta en çok başkalarının aile fotoğraflarına, siyah beyaz resimlerin olduğu albümlerine özenirim. İçimde hep uktedir. Çünkü, ekmek alacak paramız yokken, fotoğraf çektiremezdik”
“Bakın, yaşanan bir olay, acısı hala yüreğimde olan bir dram var şimdi. Küçük kardeşim Sedat, ağbisi Şahin’i vurdu. Çünkü, Şahin tam bir psikopattı. Uyuşturucu kullanmak onda, kavgacılık, geçimsizlik onda, ne ararsanız var. Ve Şahin’i yaratan, onu bu hale getiren, gerçek suçlu babamdır. Şahin’i psikopat yapan babamdır. Şahin’in bu hale gelmesi hep babamın yüzündendir. Onu döve döve isyankar yaptı. Sedat küçüktü, yırtardı dayaktan. Bana dokununca artistlik yapar, yandım Allah deyince, uzatmazdı. Ama en çok dayağı ablam Nursel’le Şahin yerdi. Bu ibret olsun herkese. Alkolik ve dayakçı babalar çocuklarını düşünmeli. Şahin’in şimdi kanı değişti, tedavisi yapıldı, pırıl pırıl oldu. İnşallah artık uyuşturucu kullanmaz. Allah uyuşturucu satıcılarının belasını versin. Kendi başıma gelen bu felaketi, deprem bölgesine giderek unuttum. Yoksa müthiş bir bunalım içindeydim.”
“Daha çok küçüğüm. Eyüp’teki evin avlusunda oynarken ‘Maymuncu geldi’ dediler. Adamın biri maymuna elbise giydirmiş, sokak aralarında dolaştırıyormuş. Ben maymunu göreceğim diye yıldırım hızıyla koşunca, komşu kadınlardan birinin çamaşır yıkamak için bahçede kaynattığı kazana çarptım. Tabii kazan da üzerime döküldü. Resmen canlı canlı haşlandım. Doktor, anneme ‘Hazırlı olun, her an ölebilir’ bile demiş. Kocakarı ilaçlarıyla iyileştim. Öldürmeyen Allah öldürmüyor işte. Ama o yanıklardan çektiğim ıstırabı asla unutamam.”
“İlkokul öğretmenim Muazzez Karipçin’di. İnşallah yaşıyordur, kulakları çınlasın. Bazen ‘Hadi Aysel bir şarkı söyle bakalım’ derdi. Bir gün annemi çağırarak müziğe aşırı ilgim olduğunu söyledi. Konservatuvar konusu o zaman gündeme gelmişti ama nerde! Yiyecek ekmek bulamadığımız gün olurdu. Hiç unutmam öğretmenim de, elimden tutup İstanbul Radyosu’ndaki Ses Yarışması’na götürmüştü beni. Ne yazık ki başarılı olamamıştım. Günlerce ağladım, ağlamaktan gözlerimin aklarına kan oturdu. Ama müziğe öylesine sevdalıdır ki Aysel… Bu uğurda her şeyi göze alarak evden bile kaçar. Henüz 15 yaşındaydım. Babamın evde herkesi kırıp döktüğü bir gün Kadırga’daki evden kaçtım. Hiç unutmuyorum, geceyi Fındıkzade’de bir apartman boşluğunda geçirdim. Sokakta yattım açıkçası. Yanımda Ümit adlı bir kız arkadaşım daha vardı. Ertesi gün de Şişli’deki aile dostumuz Şükran ablamın yanına gittim. Polise başvurmuş ailem. Sonra karakola gidip teslim oldum. Bu olay hayatımdaki en büyük risktir. Başıma her şey gelebilirdi çünkü. Bu yüzden kimsecikler evinden kaçmasın, sakın ola bana özenmesinler, benim kadar şanslı olmayabilirler. Kaçış nedenim babamdı. Şarkı söylememe de karşı çıkmıştı.”
“Tavernada çalışırken, birisi Turgut Akyüz’e tavsiye etmiş beni. Rahmetli Turgut beni dinleyip beğenince, o zamanın meşhur eğlence yerlerinden olan Stardust’ta üç bin lira yevmiyeyle işe başladım. Silahlı bir saldırı sonunda Turgut ölünce yıkıldım. Ardından sahildeki Kamacı’da çalıştım. Derken, Gülizar Gazinosu’na geçtim ve artık sınıf atlamıştım. Seda Sayın dediler, sonra Seda Sayan oldum. Filmlere başladım ve Fahrettin Aslan keşfetti beni. O ara Zeki Alasya- Metin Akpınar’ın yanında ‘Elma Kabare’ de çalıştım. Şov gereği Demirel’in, Özal’ın, İnönü’nün fallarına bakmıştım, şarkılar söylemiştim.”
“Eyüp’te, Kadırga’da bazen para bulunca sinemaya kaçardık. Ve ben Türk filmlerine bayılırdım. Ordaki aşklara, kızların bir anda şöhreti, parayı bulmasına mest olurdum. Ve mahallede bir marangoz kalfasına aşıktım. İlk aşkımdı o. Ama çocuğun haberi yoktu. Dikkatini çekmek için neler yapmazdım ki! Kafama çoraplar geçirip yatar, sabah ruj sürerdim. Nafile! İlk aşkta hüsran yaşadım….
Yeşim Salkım Hayatı

Yeşim Salkım, konservatuardan mezun olup, 1993 yılında “Hiç Keyfim Yok” adlı ilk albümünü çıkardığında yorumcu kimliği ve sanatçı tavrı netleşmişti aslında. Yorumcu olarak, sesinde hem sadeliği hem de özgünlüğü aynı anda harmanlamış, alabildiğine yalın bir yorumu seçerken hiç kimseye benzememeyi de başarmıştı. Sanat karşısındaki tavrı ise “işe hakkını verme” biçiminde özetlenebilecek bir saygıyı temel alıyordu. Sanatın her alanına karşı duyduğu bu saygı, Yeşim Salkım’dan bir değil birkaç Yeşim Salkım çıkarmış; öyle ki, kendisini sinema filminde seyredenler şarkıcı Yeşim Salkım’ı unuturken, kendisini sahnede seyredenler de oyuncu Yeşim Salkım’ı yine aynı sanatsal güçle unutmuşlardı. Bu başarı, kuşkusuz, Salkım’ın sanat kadar zanaata da önem verişinden; “zanaatsız sanat olamayacağı” görüşünden kaynaklanıyordu. Bu başarılı tespit ve seçim sayesindedir ki, yirmi yıla yakın zamandır ortaya koyduğu hiçbir Yeşim Salkım portresi birbiriyle karıştırılmadı. Sevenleri onun hiçbir işinde, yaptığı diğer işlerden ya da ününden faydalandığını düşünmedi. Böylece, yaptığı her işe imza olarak attığı yalınlık ve özgünlüğü, saygın ve görkemli bir düzeye taşıdı. Hiç kimsenin “kulvar”ında yer almadığı gibi, kendine sezgi ve donanımla, cesaret ve inançla açtığı yol da tamamen kendine özgü, taklit edilemez bir imzaya dönüştü.
Yaptığı her işte hissedilen “sindirilmişlik” ise, sıradan bir hevesle ya da birdenbire değil, Salkım’ın neredeyse sanatın içine doğmuş olmasından kaynaklanıyordu. Müzisyen bir babanın kızıydı. Gözünü müzikle açmış, ruhunu müzikte bulmuş, kendini müzikle anlayıp müzikle ifade etmişti. Aynı şekilde, henüz sadece altı yaşındayken, Saklambaç gazetesinin düzenlediği bir yarışmada “Fotoroman Kraliçesi” seçilmişti. Küçük yaşlarda edindiği bu sanat terbiyesi, sadece işine değil, kişiliğine de yansımıştı.
Sanatla hayatı birbirinden ayrı düşünemeyen, birbirinden ayrı yaşayamayan Yeşim Salkım, yüksek öğrenimini İstanbul Belediye Konservatuarı Klasik Türk Sanat Müziği Bölümü’nde tamamladı. “Hiç Keyfim Yok” adlı ilk albümünü ile müzik listelerini alt üst etti ve kısacık bir sürede benimsenmeyi başarıp, Türk Pop Müziğinin en başarılı isimleri arasına girdi. Başarısı tek albümlük ya da dönemlik değil, kalıcı oldu. Hem sesi, hem de sahne performansıyla hayran kitlesini her yaptığı işle biraz daha genişleten Yeşim Salkım, fotojenikliği sayesinde de sayısız müzik, magazin, gençlik ve haber dergisinin kapaklarını süsledi. Güzelliği ve modellik yeteneğiyle, aranan bir yüz oldu ve birçok moda çekimi için özel poz verdi. Bütün bunlar, sonunda kendisini oyunculuğa da çağırdı ve 1997 yılında, Türk sinema tarihinin unutulmaz filmleri arasında yer alan “Eşkıya”da başrol oynadı. Sinema eleştirmenleri tarafından görkemli bir “hoş geldin”le karşılanan Salkım’ın sinema ve oyunculuk kariyeri 2001 yılında çevirdiği “Şarkıcı” filmindeki başrolüyle Türk sinemasının Oscar’ı sayılan “Altın Portakal” ödülünü kazanmasıyla zirveye ulaştı.
Böylece, hem sesi, hem güzelliği, hem de oyunculuk yeteneği ile “komple bir sanatçı” olarak nitelendirilen Yeşim Salkım, müzik ve sinemayla ilgili büyük projelerde akla ilk gelen isimlerden biri oldu. Bugüne kadar çıkarttığı 13 albümde toplam 131 parça seslendiren Yeşim Salkım, bunlardan 30’una klip çekti. Üç dizi filmde ve 4 filmde oynadı. “Şarkıcı” filminin sound track albümünde 2 şarkı, “Sessiz Gemiler” dizisinde 1 şarkı, “Seher Vakti” dizisinde ise bir türkü seslendirdi. Ayrıca ünlü besteci Melih Kibar’ın “Yadigar” albümü için söylediği “Rüya” adlı parça için bir de klip çekti.
Sosyal duyarlılığı, birçok vakıf yararına verdiği halk konserleri ve yaptığı çeşitli yardımlarla da anılan sanatçı, lösemili çocuklar ve yardıma muhtaç çocuklar yararına verdiği ücretsiz konserlerin yanı sıra, uyuşturucuya karşı savaş açarak sosyal yardımlaşma konusunda öncülük etti.
Yıldırım Mayruk, Cengiz Abazoğlu ve Cemil İpekçi gibi dünyaca ünlü Türk modacılarının bir ok defilesinde şeref konuğu olarak podyuma çıkan Salkım, defilelerde özel kıyafetleri üzerinde başarıyla taşıdı. Johnnie Walker, Carmina, Nurol Menkul Kıymetler ve Topal Mücevherat gibi sponsorlarla birçok ortak çalışmaya imza attı.
Yeşim Salkım, gerek müzik kariyeriyle, gerekse oyunculuğuyla Türkiye’nin önde gelen sanatçıları arasında en dikkat çeken isimlerden biri oldu. Tam üç kez Türkiye turnesine çıktı ve 2000’li yıllara doğru gelişen Türk Pop müziğinin gerçek yıldızlarından biri olmayı başardı.
OYUNCULUK
1997 / EŞKIYA
Gösterildiği yıl gişe hasılat rekoru kıran ve en çok izlenen Türk Filmleri içinde ilk sıralarda yer alan “Eşkıya”da başrol oynadı. Bu filmde oyunculuk yeteneğini kanıtladı.
1998 / ATEŞ DANSI
Kanal D’de yayınlanan ve dönemin en çok rating alan dizi filminde baş kadın oyuncu olarak yer aldı.
2000 / FOSFORLU CEVRİYE
Sinema için çekilip TV dizisi olarak gösterilen “Fosforlu Cevriye”de başrol oynayan Yeşim Salkım, oyunculuğuyla yine göz doldurdu.
2001 / ŞARKICI
“Şarkıcı” filmindeki rolüyle Antalya Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” seçildi.
2005 / SEHER VAKTİ
ANS Production tarafından Kanal D için çekilen “Seher Vakti”nde başrol oynadı.
2005 / DELİ MAVİ
Şahin Gök tarafından ATV için çekilen “Deli Mavi“ adlı TV filminde Aytaç Arman ile birlikte başrolü paylaştı. TV filminin konusu Bodrum’da geçen bir aşk hikâyesi üzerine kuruluydu. Yeşim Salkım’ın “Deli Mavi” adlı şarkısı film müziği olarak kullanıldı.
2007 / SESSİZ GEMİLER
Yağmur Ajans tarafından ATV için çekilen “Sessiz Gemiler” adlı dizi filmde başrolü Savaş Dinçer ile paylaştı.
2006 – 2008 / CASABLANCA
Müzikal, İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Kuşadası, Bergama, Kayseri, Uşak, Denizli, Nazilli gibi şehir ve beldelere de turne yaparak iki yüz küsur defa sahnelendi. Başrolleri Yeşim Salkım ile Atılgan Gümüş’ ün üstlendiği “Casablanca”da Mehmet Ulay, Kartal Kaan, Cenk Tunalı, Abdül Süsler, Barış Berker, Dilek Aba ve Elif Çakman yer aldı. Piyano, bas ve davuldan oluşan Trio’da Nuri Irmak, Metin Irmak ve Nur Moray oyunun özgün bestelerini ve aynı zamanda 1940’ların ünlü şarkılarını çalarken oyuncular, Kahraman Nasirov tarafından hazırlanan koreografi eşliğinde dönemin step, tango, swing türü danslarını sahneledi..
Ödülleri
38. Antalya Film Şenliği – 2001, En İyi Kadın Oyuncu Şarkıcı
Diskografisi
Hiç Keyfim Yok (1993)
Ferman (1995)
Yoktan Geliyorum (1997)
Sevgilim (1997) (single)
Hep Böyle Kal (2000)
Vefa Borcu (2001)
Ayna (2005)
Bazen (2006)
Yuvarlanan Taşlar (2007) (single)
Casablanca (2007) (müzikal albümü)
Sen Nasılsan Öyleyim (2008)
7 (2009)
Diğer şarkıları:
“Gizli Aşk Bu”, “Sen Kimseyi Sevemezsin” – Şarkıcı (2001)
“Rüya” – Yadigar (2001)
Filmografisi
Sessiz Gemiler – 2007
Babam Çok Değişti Anne – 2007
Deli Mavi / İşte Öyle Bir Şey – 2005
Seher Vakti – 2005
Vizontele – 2000
Şarkıcı – 2000
Fosforlu Cevriye – 2000
Ateş Dansı – 1998
Eşkıya – 1996
Gülşenin Hayatı
Gülşen, 29 Mayıs 1976′da Ordu’da dünyaya geldi. Bir ağabeyi ve bir de ablası bulunan sanatçının tam adı Gülşen Bayraktar’dır. 5-6 yaşlarından iken müziğe olan ilgisi ve yeteneği keşfedildi. İlk bestesini yaptığında henüz 16 yaşındaydı. Şehremini Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Bölümü’ne girdi. Konservatuvarla eş zamanlı olarak İstanbul’da kulüplerde sahne alıyordu.
Sahne aldığı bir akşan Serap ve Özkan Turgay tarafından beğenildi ve albüm teklifi aldı. Böylece 1996 yılında ilk albümü “Be Adam”, Raks Müzik’ten piyasaya çıktı. Gülşen bu albümle iyi bir çıkış yakalamıştı. Müziğe 3 yıl ara verdikten sonra 1999 yılında “Erkeksen” adlı albümünü yayınladı. Ardından 2002 yılında yayınlan “Şimdi” isimli albümü beklenen ilgiyi göremedi.
Gülşen’in hızla yükselişi 2004 yılında çıkardığı “Of.. Of..” adlı albümle oldu. Yeni bir imaja bürünen Gülşen, kısa sürede piyasanın aranan sanatçılarından biri haline geldi. Özel yaşamında çalkantılı dönemler ilk kez bu dönem başladı. 2006 yılında çıkartığı “Yurtta Aşk, Cihanda Aşk” adlı albümle ismini sağlam bir yere oturtturan sanatçı, birçok ünlü isimle yaşadığı çalkantılı ilişkileri ile gündemden düşmedi. Bu albümün hemen ardından piyasaya sürülen “Gülşen Ama Bir Farkla” adlı albümü beklenen ilgiyi görmemiş olsa da sanatçı, yaptığı kalıcı çalışmalarla adından söz ettirmeye devam ediyor..
Hande Yener Hayatı
Ünlü şarkıcı Hande Yener, 12 Ocak 1973 yılında İstanbul’da doğdu. Liseyi İstanbul’da bitirdikten sonra evlendi ve Çağın adını verdiği bir oğlu oldu. Evliyken bir giyim mağazasında satış elemanı olarak çalışmaya başlayan sanatçı, çalışırken 1992 yılında Sezen Aksu ile tanışarak hem vokalisti hem de asistanı oldu. “Deli Kızın Türküsü” albümüyle birlikte yaklaşık 40 konserde, sahnede Sezen Aksu’ya vokal yaptı.
Yener, 1993 yılında Sezen Aksu’nun yanından ayrıldı ve Erdem Siyavuşgil’den şan dersleri aldı. Aynı dönemde Cem Özer’in televizyon programında şarkı söyledi. 1994 yılında boşandı. Daha sonra Antalya’da çeşitli barlarda 3 yıl süreyle şarkı söyledi. İstanbul’a dönerek İstanbul’da sahne almaya başladı. 2000 yılında çıkardığı ilk albümü “Senden İbaret” ile müzik piyasasına bomba gibi düştü.
Albümleri:
2000 yılında Senden İbaret
2001 yılında Extra
2002 yılında Sen Yoluna Ben Yoluma
2004 yılında Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor
2006 yılında Apayrı ve Hande Maxi
2007 yılında Nasıl Delirdim
2008 yılında Hipnoz
2009 yılında Hayrola
2010 yılında Hande’ye neler oluyor
.::: Diskografi :::..
Senden İbaret
01-Yalanın Batsın
02-Bunun Adı Ayrılık
03-Güvenemiyorum
04-Yoksa Mani
05-Haykırdım Seni
06-Senden İbaret
07-Anlamadın ki
08-Bitmesin Bu Rüya
09-Güvenemiyorum (Remix)
10-Yalanın Batsın (Remix)
Extra
01-Sürünüyorum
02-Yalanın Batsın
03-Senden İbaret
04-Güvenemiyorum
05-Bitmesin Bu Rüya
06-Yalanın Batsın (Club Mix)
07-Sürünüyorum (Club Mix)
Sen Yoluna… Ben Yoluma…
01-Şansın Bol Olsun
02-Duyduk Duymadık Demeyin
03-Sen Yoluna… Ben Yoluma…
04-Yanmışız
05-Üzgünüm O Kadın Ben Değilim (Ü.O.K.B.)
06-Küs
07-Evlilik Sandalı
08-Elin Diline Sakız Ederim
09-Sözün Söz müdür
10-Hadi Geçmiş Olsun
11-Mendil
12-32 Kısım
13-Bakarım Keyfime
14-Bana Olanlar
15-Kazanamadık
16-Sen Yoluna… Ben Yoluma (Dans Version)
17-Duyduk Duymadık Demeyin (Alaturka)
18-Yanmışız (Ud Version)
19-Yanmışız (Greko Latin)
Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor
01-Kırmızı
02-Bedenim Senin Oldu
03-Bir İz Gerek
04-Acele Etme
05-Bu Yüzden
06-24 Saat
07-Armağan
08-Hoşgeldiniz
09-Yanındaki Var Ya
10-Acı Veriyor
11-Acısı Çıkıyor
12-Savaş Sonrası
13-Bence Mutluyduk
14-Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor
15-Savaş Sonrası [Remix]
16-24 Saat [Remix]
Apayrı
01-Yola Devam
02-Apayrı
03-Nasıl Zor Şimdi
04-Kelepçe [Club Version]
05-Kim Bilebilir Aşkı
06-Bugün Sevgililer Günü
07-Şefkat Gibi
08-Aşkın Ateşi
09-Kanat
10-Unut
11-Düş Bozumu
12-Sakin Olmalıyım
13-Sorma
14-Kelepçe [Clip Version]
15-İnsanlar Çok
Hande Maxi
01-Biraz Özgürlük
02-Deri Eldiven
03-Heey Çocuk
04-Kelepçe (New Version)
05-Kim Bilebilir Aşkı (New Version)
06-Yola Devam (New Version)
Nasıl Delirdim
01 Kibir (Yanmam Lazım)
02 Ne Yaparsın
03 Yalan Olmasın
04 Romeo
05 Fırtına
06 Şu An Erken
07 Paranoya
08 Nasıl Delirdim
09 Kurtar Beni
10 Kötülük
11 Sen Anla
12 Aşkın Gücü
13 Naciye
14 Seni Seviyorumlar…Yok
15 Kibir Remix(Cd Bonus Track)











